\\\\"\\\\"
Röportaj:
Afrikalı Değil İçimizden Biri 'Ali Şentürk'
Çok Uygun Prefabrik Evler Burada
www.prefabrikyapi.com
prefabrik yapıDepreme dayanıklı, lüks, hızlı kurulum ve montaj, 25 yıllık tecrübe, tek katlı, dubleks prefabrik evler...

Türkiye onu 1990’lı yılların başında radyoculuğa başladığı dönemde aldığı ‘Afrikalı Ali’  lakabıyla tanıdı.  Radyo dünyasının başarılı isimlerinden Afrikalı Ali (Ali Şentürk), samimiyeti ve doğallığıyla büyük bir dinleyici kitlesi tarafından benimsenerek ilk günkü heyecanıyla mesleğini yapmaya devam ediyor.  Biz de çoğu radyocu tarafından ‘üstad’ olarak nitelendirilen tecrübeli radyocuyla mesleğe adım attığı yıllardan ve son projelerinden bahsettiğimiz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.



Belki artık herkes biliyor hikayesini ama merak edenler için,  neden ‘Afrikalı Ali’ ?

Radyoculuğa ilk başladığım dönemlerde birinci lig takımlarına Afrikadan çok futbolcu geliyordu. Ben de staj gördüğüm Mert FM’de en tecrübeli isim olan Taka Süleyman’ın yanında yayına katılıyorum. İkili program yapıyormuşuz gibi bana atıfta bulunuyor ama adım söylenmiyor hiçbir şekilde. Bu bir gün bir dinleyicinin dikkatini çekti: “Süleyman Bey, yanınızda biri var konuşuyor ama niye adını söylemiyorsunuz” dedi. O da espri olsun diye, “ Afrika’dan futbolcu olarak geldi. Futboldan anlamıyormuş radyocu yapacağım” dedi. Bir anda dinleyiciler arasında “Gerçekten Afrikalı mı, zenci mi, saçı kıvırcık mı” şeklinde alay konusu olmaya başlamıştım. Ben de bu lakaptan pek hoşnut olmadım. Bana radyoda herkes Afrikalı diyor, bari adımı söylesinler dedim. Sonra patron, ‘Ali’ye bir daha Afrikalı denmeyecek’ diye talimat verdi. Daha sonra Ali denmeye başladı. Bu sefer kimse tanımadı, “Ali kim, Afrikalı gitti Ali mi geldi” denmeye başladı. Sonunda ‘Afrikalının adı Ali’ diye açıklamaya başlayınca lakabım ‘Afrikalı’ olarak kaldı.

Radyoculuk serüveniniz nasıl başladı?

İbrahim Tatlıses inşaatta şarkı söylerken keşfedilmiş, türkücü olmuş. Ben de arabada kaset, radyo dinlerken radyocu oldum. İlk çalıştığım radyo Mert FM’di. Hem hastanede hem radyoda çalışıyordum. En büyük hayalim radyoda yayın yapmaktı. Hastanenin ve radyonun sahibi Ömer Aydın bir akşam “Ali yayına girecek, hazırlansın biraz” dedi. Yaklaşık 15 günlük bir stajın ardından yayına başladık. Çok farklı zamanlardı, radyo neydi bilmiyordum. Ömer Aydın tonmaister arıyor ve kimse bulunmadı. “Ali yapar” dediler. Ben de radyo olsun da ne olursa olsun diye düşündüğüm için tonmaisterin ne olduğunu bile bilmeden yaparım dedim.O dönem tonmaister olamadım ama radyoda DJ oldum.

Yıllardan beri radyoculuk yapıyorsunuz; fakat son zamanlarda ‘radyoculuk bitiyor, eskisi kadar ilgi görmüyor’ gibi bir algı oluştu. Siz bu mesleğin günümüzdeki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Radyoculuk aslında daha bitmedi, Türkiye’de yeni başlıyor. Çünkü Türkiye’de yayın yapan radyoların çoğu ruhsatsız çalışıyor. Tam manasıyla radyoculuk daha oturmadı. İnsanlara ‘Radyo nedir’ diye sorduğunuzda herkes müzik dinlenen, tabiri caizse kakara kikirinin yapıldığı bir mecra olarak görüyor radyoları. Daha dünyada gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ciddiye alınmadı. Dünyada radyolar insanların eli ayağı… Televizyonda verilmeyen haberler radyolardan duyuruluyor. Devletin en üst düzey yetkilileri ya da ciddi kitlelere hitap eden sanatçılar radyodan insanlara duyuru yapıyorlar. Daha biz o aşamaya gelmedik.

Büyük bir dinleyici kitleniz var, Afrikalı Ali neden bu kadar çok seviliyor?

Bence insanlar beni dinledikleri zaman kendilerinden bir şey buluyor. Bir de ben doğalım. Şu anda burada nasıl sohbet ediyorsak radyoda da böyle konuşuyorum. Yapmacık değilim. O an bir şeye sinirlendiysem o sinirlendiğim olayı insanlara olduğu gibi anlatırım. Mutluluğum, sevincim, üzüntüm, konuşmalarım yapmacık değil. Her kitleden; çocuklardan da, akranım olan dinleyicilerimden de, benden yaşça çok çok büyük olan insanlardan da çok güzel tepkiler alıyorum. Bu sevgiyi yaşamak çok güzel bir duygu.

Türkiye’de radyoculuk zor mu, hayal ettiğiniz ama burada gerçekleştiremem dediğiniz bir şey var mı?

Aslında burada her şey çok rahat yapılabilir. Ayrıca yeni yeni değeri anlaşılan bir mecra olduğu için sanatçılar son yıllarda albüm lansmanlarını radyocuları bir araya toplayarak gerçekleştiriyorlar.  Yani radyoyla alakalı Türkiye’de çok şey yapılıyor, yapılır da. İki saat yayınım süresince radyonun sahibi de, sunucusu da, müdürü de benim. Başka yerlerde bu kadar rahat olunabileceğini düşünmüyorum.

Hopdedik Ayhan, Erkan Koç, Gönül Dostu Şener’le birlikte gerçekleştirdiğiniz farklı bir projeniz var.  Meşkhaneden biraz bahseder misiniz?

Bu yaklaşık 12 yıl öncesine dayanan bir proje. Radyocuların çok yetenekli, yaratıcı insanlar olduğunu biliyorum. Ama bir türlü biz radyo haricinde gündeme gelemedik. Bununla ilgili neler yapılabilir diye düşündüğümde hedefim ulusal radyolarda çalışan 20 kişiyi bir araya getirip bir tiyatro grubu kurmaktı. Herkes sıcak baktı ama sürekli bir araya gelip çalışmalara katılamadığımız için bunu gerçekleştiremedik. Daha az kişiden oluşan bir proje gerekiyordu. Aklıma anonim türkülerden oluşan şarkıları seslendirecek bir koro kurmak geldi. Hop Dedik Ayhan, Gönül dostu Şener, Erkan Koç ve ben esprili bir albüm yaptık. Bu albümü oluştururken maksadımız da ‘biz çok iyi şarkıcıyız, bu işi bırakıp sanatçılığa soyunalım’ değildi. Sadece bir hatıra olarak gördüğümüz, geçmişe baktığımızda güzel anılarla hatırlayacağımız bir albüm oldu.

Sizin radyoculardan beğenerek dinlediğiniz, desteklediğiniz isimler var mı?

Ben radyo dinlemem,  radyocu dinlerim. Çoğu kişinin de böyle yaptığını düşünüyorum. Takıldığım bir radyo yoktur, özellikle saatini kaçırmadığım DJ’ler vardır. Şiir dinlemek istiyorsam Bedirhan Gökçe’yi, sabah eğleneyim diye düşündüğümde Karadeniz FM’de Adem Metan’ı, bir de Cem’in sunduğu ‘Gazoz Ağacı’nı, Hop Dedik Ayhan’ı dinlerim.
Son olarak Türkiyede.com’a teşekkür ediyorum. Birçok gazete, dergi, internet sitesi arasında Türkiyede.com’da anında insanların paylaşımda bulunması, okuyucularla direkt iletişim kurulması dikkatimi çekti. Bu da okuyucunun o siteye sahip çıktığını gösteriyor.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
sedat talaş 11 ay önce

nassınız av sayın afrikalı abi allahtan dilerim iyi olmanızı bekledim abicim ben size yıllardan beri dinliyorum 12 yaşından beri abi hayat mücadelesi veriyorum abicim ben sizin ne 0 536 02 46 223konuşmak istiyorum ama çok seviyorum seni abi arabeks seni dinliyorum tekstil lerde kuzen giyin zeyno tekstil beni dinliyordu mavisi siz bi kez oraya geldim ozaman çocuk numaramı versem arar mısın lazım youtube arkadaşlar inanmaya numaramı veriyorum aziz sıfır beş yüz otuz altı sıfır iki kırk altı iki yüz yirmi üç

Misafir Avatar
afrikalı abi ben sizin her zaman dinle youtube blog 96 dan md96 dan beri dinliyorum abi ama kuzen giyimde teksilde 12 yaşındayken başladı abi sizin konuşmalarınız çok güzel arabeks hergüner 5 de nerde başka bir dinlemede kabe eğer bu cevabı radyoda da sö 11 ay önce

abi hayat çok değişiyor biz poi seneye nasıl geldiğimizi bile şaşırıyorum zalim bağcılar iftar çadırı nda gördüm seni ilk defa abi her zaman kimseye nasip olmaz bu dediğiniz bağcılarda telefon numaramaben oturdum ama bende bağcılarlı olarak sizi çok seviyorum 12 yaşından beri kuzen geyim zeyno tekstil de çalışan sedat talaş mavi beni ararsanız abi çok sevinirim telefon numaramı gönderiyorum bende bikaç aleti geçirdim 2005 tabi numaram sıfır beş yüz otuz altı sıfır iki kırk altı iki yüz yirmi üç

Turgay Durak: 2 milyar dolar yatırım yapacağız...
Koç Holding Ceo'su Turgay Durak: "Bizim Koç Holding olarak şöyle bir felsefemiz var: Faaliyette bulunduğun...

Haberi Oku